7 Kasım 2009 Cumartesi

Bu gece....

Uzun uzadıya okunan ezanın ısrarcı oluşandan fark ediyorum akşamın olduğunu,kucağımda notlarım,kitaplarım,akşamın karanlık sesisizliğine giriyorum. Umutlarım,arzularım,travmalarımla ben,uzun bir kopuş sürecinin ardından bir kez daha tanışıyorum, sabırlı olmak kavramıyla...

Bugün uzunca bir süre yalnız kalan yüreğim,şimdi akşamın ilk buluşmasına hazırlanıyor,küçük oğlumdan gelen bu sabah ki telefon konuşması,özlemleri bir parça olsun dindiriyor. Ertelenen bugünün yolculuğu,içsel bir gezintiye dönüşüyor zihnimin içinde ve ben yalnızlığımdan kalkıp,hazırlanıyorum İstanbul'un bu eğlenceli gecesine.
Ayşegül bugün koyu bir mavinin içinde geziniyor ve öylece devam etmesini istiyor bu gecenin de.
Yeni tanışacağı bu meslektaşı ile neler konuşacağını geçirirken kafasının içinden sıcak bir kahve alıyor yanına,uyanmaya çalışıyor içinde geçirdiği zamanın çıkmaya çalışarak. Kopup giden ve hiç durmadan aktığı zamanın içinden çıkarttığı notları asıyor çalışma masasının üzerine.
Bir yudum daha zaman ile yolculuğa hazırlanıyor Ayşegül bu gece...

Hiç yorum yok: