13 Kasım 2009 Cuma


Bugün canı acıyor Ayşegül'ün.Nedensiz değil elbette ama kimselere anlatamaz ki içindekileri.
Koşa koşa geldiği evin 60 metrekarelik alanında bir hesaplaşma başlıyor yine.İçten içe kendine kızgın bir kadın,üzerindekilerinin yükünü atmaya çalışıyor birilerinin yaşamlarına.
Ellerinde sım sıkı tuttuğu arzular,inatlaşan zamanla olan dövüşler,yaralar ve bereler işte bugün...
Kafasının içinden geçenlere bir bir selam verip yerini alıyor salonun tam ortalık yerinde.Elinde bir bardak çay,tutuşturuyor aklına zihnindekileri ve ağlamaklı küçük bir kız çocuğu gibi donup bakıyor aynada ki kadına.
Karanlık içinden gelen bir haber gibi,içini kemiriyor gecenin karanlığı.Nerde olduğunu ve zamanı kaybetmeye gönüllü bir misafir olarak bakıyor bu gece kendine Ayşegül...
Ayşegül gezmede bu gece,aklının içindekilere kaçmaca bu gece,günlük,sıradan işlerden çıkıp,yukarılara doğru bakmaya hazırlanıyor Ayşegül.
Kaosla gerçek arasında ki garip sessizlik ve ben diyor yalnız kalan yüreğim.Donmuş suratlarınıza bakıp,anlatmaya çalışıyor aynı dildenmışcasına ama olmuyor.

Hiç yorum yok: