31 Ekim 2009 Cumartesi

"Kocaman bir kış yaklaşıyordu,bu gün odamda oturup yazarken tüm bunları,
kulağımı acayip bir soğuk yalıyordu...
Herşey sakin gibi başlayıp sakin gibi bitmişti..."

Ayşegül yorgun ama içinde kendine bile tarif edemediği bir sevinci,bir güvercini vardı. Kendine bir sigara yaktı ve düşünmeye başladı,o çok geride kalan günlerin izlerine. Bu yeni yaşamının içinde herşey ne de çok yer değiştiriyordu.Hızlı hızlı akıp giden zamanlarında içinde,bir aşağıya bir yukarıya tırmanıyordu düşünceler...
Ve Ayşegül elleri yüzünde yine hayalliyordu,geçmişin izlerine dalarak geleceğin yenilerini kurguluyordu. Bir ters bir düz örüyordu kafasının içindekileri.Bitmiş olan şeylerin adlarını tanımlarken kendi kendine bir odanın içinde,çınlayan kulaklarında eski bir sevgilinin kelimeleri fıslıyordu.
Gözlerini yumup sımsıkı uzaklaşmak istiyordu düşüncelerden,üzüyordu sevilmediğini bilmek ya da endişe hissetmek. Öyle ya belki de kendi tercih etmişti böyle bir ilişki yaşamaya,hem kendini hem de özünde ki gerçeği. Yorgunca kapanan gözlerinin altında yitip giden vedalaşmalar vardı.Gördükleri onun canını yakmıyordu ama yalnız kalbini daha çok yaralıyordu.
Gidip bir kahve aldı kendine,o hep sevdiği tarotlarını aldı avuçlarının içine,sormaya başladı karışık kafasının içindekilere.
Sıcak bir yudum kahve ve bir duman tütün yeterliydi şimdilik bu kederine...

Hiç yorum yok: