31 Ekim 2009 Cumartesi

Girizgah…

Bugün yaşanmışlıkların eskileri arasında gezinirken,tekrar şansımın döndüğünü hissettim,bu uzun zamandır,sessizce,azimle,dayanıklılık ve sakinlikle beklediğim önemli zamanların başlangıcıydı. Beni yiyip bitirenlerden kurtulma zamanı çoktan bitmiş,yerini yeni bir periyoda bırakmıştı bile. Coşkumu bana yeniden hatırlatan bu küçük balıkçı kasabası,isteklerimi ve dileklerimi sanki bir bir yerine getirmek için,sihirli bir dokunuşla geçen günlerime ellerini sürüyor,uzaklardan gelen haberlerin,yenilikleri müjdelediğini fısıldıyordu. Tam bir yıl olmak üzereyken,derin ve sabırlı bekleyişimin mükafatını tattırıyordu bana. Adı huzur olan bu geriye dönüş,minik bebeğimle yaptığım en sakin ve huzurlu tatilini yaşatıyordu. Bugün perili köşkün önünden geçerken bana akşam getireceği şansı nereden bilebilecektim ki,nereden bilecektim,kilometreler kat edip,gitmek zorunda olduğum yolun aslında,şöhret yolu olabileceğini?
Zamanın içinden geçtiğim bu küçük balıkçı kasabasında bugün dördüncü gecem ve ben sakinleşmiş,garip bir bekleme olgunluğunda duruyorum. Gelen haber beni heyecanlandırıyor,yapmam gereken tek şeyin,yürümek ve bana doğru parlayan ışığı görmek,onun yanına gitmek ve onunla bir olabilmek. Yarınların şans getirmesini diliyorum. Derin ve sessiz bekleyişimin içinde,hatırlatmalar yapıyorum kendime,gecenin geç vaktinde gelmiş olması gereken bu haberle sarsılıyorum. Gitmek ve denemek olduğunu biliyorum,bir sonrakiler için önemli bir başlangıç olduğunu hissediyorum,yine derinden ve sessizce,kendi sessizliğimin içinde…

Kim bilebilir ki,dönecek şansın tam ucunda durduğumu,siyah saçlı,zayıfçacık bedenimin,alımlı bir ifademin olduğunu bana hissettirecek bir karakterin bana doğru durduğunu…
Şimdi hiçbir şey düşünmeden yazıyorum,parmaklarım yine klavyenin uçlarında zıplıyor,hafif şaşkın bedenim ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Kim bilebilirdi ki,ta buralara kadar haberlerin yayılacağını ve kim bilebilirdi ki,uzun siyah saçlarımın,ip ince bedenimin bana yeni bir kahraman biçimlendireceğini. Aranan bir yeni yüzün ve oyuncunun seçilen katalogdan yollanacağını.
Yarınlar için heyecanlılığımı anlayışla karşılamanızı bekliyorum. Sağlı sollu iki kardeşin titrek ve naif ellerinden bana akacağını…
Al ve gel diyor yüreğim,al ve gel. Kutlamanın kırmızı kadehlerini kaldır havaya ve kutla çünkü bu senin için hasat zamanı,toplama ve yeniden yerleşme zamanı,geldiğinde yeni bir şöhretin kapısını açmaya izin ver kader. İzin ver ki mükafatlarımın ve hak ettiklerimin meyvelerini toparlayabileyim yavaşça,aç gözlü olmadan. Yeniden yaşam yaratmanın ne denli zor olduğunu bilir benim gibiler,bilirler onlar cesaretin ne demek olduğunu.

Nağme…
Yapmam gerekenleri gözden geçirmeye çalışıyorum,denizin gece rengi karşı sahilden başka bir şey göstermiyor bana ve kafamı kaldırıp usulca karşılara bakıyorum. Yarın geçeceğim karşılara,elenmeden dönebilmek cesaretini toparlıyorum ruhuma. Sakince kumsala vuran dalgaların oynaklığına bırakıyorum kendimi,yorgun ama akmaya devam eden bedenimi güçlendiriyorum yine sahile vuran dalgayla. Oturduğum yerden belki de hiç kımıldaman uzaklarda ki sana bakıyorum. Yarın ikimiz içinde yolculuk günü,bunu hissedebiliyorum ve gittiğin yerin dönüşü bana gelecek olan yolculuğuna bakıyorum,yine sana çok fazla takılmadan. Özlüyorum ya sen?
Dalgalar,çocukluğumu geçirdiğim kumsalın sessizliğine bakıyorum,dinliyorum ismimi heceleyen dalganın adını,beni görmek isteyen tüm gözlerin yeniliğine ve çoşkusuna bırakıyorum tüm saflığımı.
Garip bir güven bunun adı,garip bir emin oluş,tıpkı bir büyücü gibi sihrin işe yaradığını görmek.


Ayşegül ereğlide…

25.08.2009

Hiç yorum yok: